Fazilet YILDIRIM
7 Haziran 2010
Maalesef Babama...
Keyifle sürdüğünüz hayatınızda, hiç de kaderci davranmadan, her şeyi başaracak güce sahip olmanızın da verdiği cesaretle,
“ne engel olabilir ki yapmak istediklerine, elinde her şey mevcut”… sadece yeterince istemek yeterli derken…
Öyle bir çelme takar ki hayat sana, istemediğin bir noktanın başında bulursun kendini…
Kader…
Sırf arkadaşlarının mutsuzluklarını dinlememek adına , tek başına keyifle içtiğin kahvenin tadı damağındayken daha,
“işte hayatta her şeyle karşılaşacaksın” dedikleri noktada mısın acaba!!!
Evet… hiç de tahmin etmediğim konuları paylaşıyor hale geldim…
Hani hayatındaki diğer renkleri ortaya çıkarmaya çalışırken, siyahla beyazın ortasında deli gibi koşuşturursun…
Hayatının hiçbir karesinde yer vermediğin acı, bomba gibi düşer kucağına…
Anneler günü olması vesilesiyle anneme hem özür, hem de yarı mahcup yazdığım yazının ardından ve tamda yayınlandığı gün; sanki annemi kıskanmış gibi, onun içinde bir şeyler söylememi istedi.
Zaten anlatacaktım…
Her gün telefonda, yüzüne söylediğim gibi yazıya da dökecektim.
Ama böyle düşünmemiştim…
Ruhuma nakış nakış işlediğin acıyı değil, sana olan sevgimi, hayranlığımı kalbine bir kez daha dökecektim…
Ama olmadı… zaman yetmedi..
Ben zamanım işledikçe, gücüm yettiğince sana olan hayranlığımı dile getireceğim.
Hayatım boyunca, yaptığım hiçbir planda eksikliğini düşünmediğim babam…
Her zaman, her şeye kapıları sonuna kadar açık, kompleksleri, egoları alınmış, saçlarındaki beyazı yüzüne asalet katmış,
Ve en önemlisi kanseri yenerek, hayata bir kez daha havasını atmış babam, trafik kazası ile bizlere veda etti…
Çok sevdiği memleketinde, babasının ve büyükbabasının yanına gitti.
Ve tamda istediği gibi, tüm sevdiklerini ve hatta sevmediklerini bile yanına topladı.
Üzgünüm ve bu defa çok ama çok üzgünüm ki, bu yazı bir hüznün anatomisi haline geldi..
Yazı yazmaya karar verdiğimde, herkesin benden beklediği, yaradılışın getirdiği, hayatla oyunlar oynayan duruşumdaki bütün kozları artık hayatın eline verdim…
Gardım düşmüş de bekliyor gibiyim…
Hayat devam ediyor… Herşeye rağmen …
Plan yapmadan, ne getireceğini düşünmeden.
Planlarına artık tüm “değerlilerini”, yanında her zaman olmasını istediklerini, dahil etmen gerektiğini, ruhuna kazıya kazıya devam ediyor...
Aslolan gülen yüzünmüş, aslolan iyi olmakmış, aslolan karşı geldiğin her şeye karşı durmak değil, onlara alternatif daha iyi bir değer getirmekmiş…
En kötüsü ise bu değerlere sahip, “en değerlini” zamansız kaybetmekmiş…
Keşke yanımda olup, yaptıklarımı görseydin dememek için…
En iyi zaman, şimdiki zaman…
Her şeyinizi zamanında ve yerindeyken ertelemeyin…
yorum ekle